Ergenlik

Ergenlik

Kanın Deli Aktığı Dönem: Ergenlik

Ergenlik dönemi uzun süren yaşam yolunun keskin virajlarla dolu, yürümesi hem zor hem de heyecanlı ve riskli olan kısmıdır. Ergen kişi bu virajlı yolda çok kolayca, hiç beklenmedik şekilde, uçuruma yuvarlanabilir. Bu yolun sonrası ise görece daha düzgün ve belirgindir.

Ergenlerin bu yaşadığı sürece kimlik karmaşası adı verilir. Bazı ergenler bu karmaşayı çok şiddetli ve uzun süre yaşar, bazıları ise hafif. Bu farklılığı ergenlerin beyin yapısı, beynindeki biyokimyasal süreçler kadar ergenin içinde yaşadığı aile yapısı ve anne-baba özellikleri belirler. Ergenin yaşadığı en önemli çatışma çocuk ruhu ve davranışları içinde yetişkin bir bedenin gelişmeye başlamasıyla ilgilidir. Hormonların aktivitesinde aşırı artma ergen bireyin bedeninde cinsiyete göre belirgin değişiklikler oluşturmaya başlar. Erkeklerde ses kalınlaşır, tüyler ortaya çıkar, kızlarda ise menstruasyon başlar, göğüsler büyür. Bazen davranışları yetişkincedir ve kendisine yetişkin gibi davranılmasını bekler, bazen de çocukçadır. Aynı bedende çocuk ve yetişkin kişi gider, gelir.

Beyindeki hormonal aktivite artışı ve artmış dopamin sistemi baskısı ergenin olaylar karşısında çabuk parlamasına, birçok olayda düşünmeden eylemde bulunmasına yol açar. İşte bu, genellikle ergenler ile anne-babalar arasında kırılma noktasını oluşturur. Anne-babanın kendi korkularından dolayı ergeni kontrol çabası ergenlerde tepkisel davranışlara yol açar, ya da ebeveynlerin beklemediği sert ve ters yanıtlara yol açar. Ergen sözleri ve davranışları ile aşırı kırıcı olabilir. Genellikle her şeye karşı başkaldırı içindedir ve eleştirel yaklaşır. Başta anne-baba olmak üzere çevresindeki diğer büyükleri, öğretmenleri, ülkeyi yönetenleri beğenmez. Bu başkaldırıyı çok uç noktalara kadar götürüp yasa dışı örgütlerin üyesi olabilir. Bu tür örgütlerde aktif yer alanların daha çok gençler olduğu bilinen bir gerçektir.

Ergendeki karşı durma ve karşı gelme süreci bir yerde ergenin anne-babadan uzaklaşarak kendi özerkliğini ve kimliğini koruma ve oluşturma çabasını içerir. Bu nedenle anne-babaya düşen en önemli rol ergeni dinlemek, esnek ve hoşgörülü davranmaktır. Sert, yasaklayıcı ve cezalandırıcı tutum ergen kişiyi rahatlıkla anne-babadan uzaklara sürükleyebilir. Eğer anne-baba ergene karşı hoşgörülü, anlayışlı ve en çok da sabırlı davranırsa, ergenlik döneminin bir diğer önemli özelliği ortaya çıkar. Bu da yaratıcılık ve üretkenliktir. Ergenlik dönemi yaşamın en dinamik, yaratıcı ve üretken dönemdir. Gerçekten de uygun çıkış yolu bulduklarında, karmaşayı atlattıklarında ergenler yaşama aktif katılmaya başlar, her türlü düşünceye açıktır, beyni her alanda düşünce üretir. Romantik ve beyinde iz bırakan aşkların en yoğun yaşandığı dönemdir. Karşımıza bazen bir şair, bazen bir yazar veya filozof olarak çıkabilir. Yazılar, öyküler, şiirler yazabilir. Projeler üretir. Düşünmeyi, tartışmayı sever. Çok hızla değişir. Birdenbire her şey düzelebilir ve gene aynı hızla bozulabilir. Değişebilme özelliği yaşla birlikte azalır ve yaşlılıkta yerini sabit ve katı düşüncelere bırakır. Ergenler çevreden etkilenmeye çok açıktır. Bu nedenle ergenin birlikte olduğu arkadaşları, aldığı eğitim ve okulu onu şekillendirir.

Ergenlerin uzaklaşması anne-babayı çoğu zaman kaygılandırır. Çoğu kez anne-baba bu kaygılarında haklıdır. Ancak bu kaygı anne-babayı ergen üzerinde aşırı kontrole yönlendirirse, ergen çocuklarının kendilerinden daha çok uzaklaşacağını bilmelidir. En uygunu mümkünse zorlukları ve sorunları paylaşarak birlikte çözüm aramak ve kuralları koymaktır.

Ergenlik süreci çocuk kişinin yetişkin olma süreci olduğu için aynı zamanda içinde bir hüznü barındırır. Buradaki hüzün kaybolmakta olan çocukluğun yasını içermektedir. Yitirilen çocuksu özelliklerdir. Size hayran bir şekilde sizi dinleyen, peşinizden koşan, oynamak için sizi sıkıştıran biri değildir artık ergen. Sizin ulaşamayacağınız bir dünyaya doğru gitmekten gizlice hoşnutluk duyan biridir. Özgür ve özerk biridir. Hayata karşı ayakta durmaya çalışan, yaşamının sorumluluğunu almaya başlayan bir genç vardır artık anne-babanın karşısında. Güven duyulması gereken Delikanlılarımıza ve delikızlarımıza güvenelim

Geleceğimiz onlarda.





Diğer Yazılar